“Buzdağının Altındaki Kısım Bilinmezliğini Koruyor”

Nirengi Derneği 8 Şubat 2019 Türkçe
Facebook Twitter

Nirengi Derneği

Nirengi Derneği’nin ergen istismarı, akran zorbalığı ve flört şiddeti konularının önlenmesine katkı sağlamak amacıyla yürüttüğü “Çok Geç Olmadan İstanbul” projesinin paydaş analizi ve politika raporu yayınlandı.

Çocuk-ergen istismarı, akran zorbalığı, flört şiddetinin ülkemizde yaygın, ciddiye alınması gereken ama önlenebilir toplumsal bir sorun olduğunun altı çizilen raporda, bu konuda kamu kurum ve kuruluşlarının çok önemli adımlar atması gerektiği vurgulandı.

Söz konusu konuların önlenmesine katkı sağlamak, öğretmen ve velilerin müdahale kapasitesinin artırılması, alanda çalışan paydaşların işbirliği ve koordinasyonunun iyileştirilmesine katkı sağlama hedefleriyle yürütülen Çok Geç Olmadan Projesi’nin raporunda özetle şu bilgiler yer alıyor:

“Her üç çocuktan biri istismara uğradı”

“Ülkemizde her üç çocuktan birisinin istismara uğradığı gerçeği ile yaşıyoruz. TBMM, Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu’nun 7 Nisan 2018 tarihli tutanak dergisinde yer alan veriye göre cinsel istismar vakalarının ancak yüzde 10-15’i adli makamlara ulaşabilmektedir.

“Çocuk-ergen istismarı, akran zorbalığı, flört şiddeti sorunu bir buzdağı formundadır; fark edilen, kamuoyuna yansıyan, adli makamlara gelen vakalar sadece buzdağının görünen kısmını oluştururken buzdağının altındaki durum bilinmezliğini korumaktadır.

“Çocuk-ergen istismarı, akran zorbalığı, flört şiddeti toplumsal bir sorundur. Hiçbir sektör ya da kurumun tek başına çocuk-ergen istismarı, akran zorbalığı, flört şiddetini önleme konusunda kaynakları, yetki ve otoritesi yeterli olmayacaktır. Önemli bir sorun alanı olarak gördüğümüz konu; ilgili kurum ve kuruluşların rol ve sorumlulukları, Çocuk Koruma Kanununda (ÇKK) ayrıntılı şekilde belirtilmekle birlikte, kurumlar arası iş birliği ve koordinasyon alanındaki boşluk, vakaların çocuğun yüksek yararına, bütüncül şekilde ele alınmasını, kaliteli ve hesap verilebilir bir hizmet sunulmasını engellemektedir.

“Çocuk-ergen istismarı, akran zorbalığı, flört şiddeti ya da şüphesi söz konusu olduğunda “bildirimi (ihbarı) almak”, “müdahale etmek” ve “sağaltım- iyileştirme” için rol ve sorumluluğu olan kurum ve kuruluşlara odaklanıldı.”

Söz konusu paydaş analizi çerçevesinde istismar, akran zorbalığı, flört şiddeti durum analizi bulguları şu başlıklar altında paylaşıldı: Yasal düzenlemeler ve koordinasyon; Vaka yönetimi ve standart operasyon prosedürü (SoP); Fark etme yükümlülüğü ve bildirim yükümlülüğü; Mağdur çocuk-müdahaleden sorumlu kuruluşlar; mağdur çocuk- sağaltım ve iyileştirmeden sorumlu kuruluşlar; Eğitim ve bilgilendirme.

Raporun “Sonuç ve Öneriler” bölümü ise şu başlıklardan oluşuyor: Çocuk- ergen istismarı, akran zorbalığı, flört şiddeti toplumsal bir sorundur; Yasal düzenleme, Özel ihtisas kurumları ve hizmetleri; Koordineli çalışma ve takip; Standart Operasyon Prosedürü (SOP); Ortak tutum, bilgi, beceriler ve uygulamalar; Hizmet kalitesi ve hesap verebilirlik.

“Önlenebilir toplumsal sorun”

Yönetici Özeti’nin Sonuç bölümünde ise özetle şöyle deniyor:

“Çocuk-ergen istismarı, akran zorbalığı, flört şiddeti ülkemizde yaygın, ciddiye alınması gereken, ama önlenebilir toplumsal bir sorundur. Bu konuda herkesin yapabileceği birtakım aktiviteler olmakla beraber kamu kurum ve kuruluşları bağlamında atılması gereken çok önemli adımlar bulunmaktadır. Bu adımların atılmasında karar vericilerin ve kamu görevlilerinin görevi ve sorumluluğu bulunurken, STK’lar, üniversiteler, fon sağlayan vb. kuruluşların da somut ve ülkemize uyarlanabilir öneriler ile karar vericileri desteklemesi önemlidir.

“Vatandaşların ve ailelerin de çocuk-ergen istismarı, akran zorbalığı, flört şiddeti konusunda öncelikle kendi tutum davranışlarının sonuçlarının farkında olması önemlidir. Ek olarak, vatandaşların, çocuk-ergen istismarı, akran zorbalığı, flört şiddeti konusunda karar vericilerin ve kamu görevlilerinin adım atmasını talep etmek ve izlemek hakkı ve sorumluluğu bulunmaktadır.”

Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz. (AÖ)

Nirengi Derneği Hakkında

Kasım 2015’te kurulan Nirengi Derneği, bireylerin, insan onuruna uygun şekilde yaşamlarını sürdürmelerine, iyi olma hallerinin ve yaşam kalitelerinin yükselmesine katkıda bulunuyor. Bunun için psiko- sosyal destek, eğitim, tarih, kültür, yönetim, bilim, sanat, toplumsal diyalog, ekonomi, çevre, kalkınma ile ilgili çalışmalarda bulunmayı veya bu çalışmaları yapan kurum ve kuruluşların desteklenmesine katkıda bulunmayı da alt amaçlar olarak belirledi.

Derneğin temel çalışma alanları da kurucu ekibin bilgi, birikim ve deneyimlerine göre şekillendi; psiko-sosyal destek İnsani Yardım-Afet ve Acil Durum Yönetimi ve Kalkınma, Risk Altındaki Gruplara Yönelik Doğrudan Destekleme, Savunuculuk ve Ağ Oluşturmak, Politika Oluşturmak, Toplumsal Diyalog ve Kalkınma, Kapasite Geliştirme ve Araştırma.