Suriyeli Kadın ve Kız Çocukları Barınma, Dil, İstihdam Sorunlarıyla Karşı Karşıya

Beyza Kural 30 Ağustos 2018 Türkçe
Facebook Twitter

Birleşmiş Milletler Kadın Birimi’nin Sığınmacılar ve Göçmenlerle Dayanışma Derneği işbirliğiyle hazırladığı araştırmaya göre Türkiye’deki birçok Suriyeli kadın ve kız çocuğunun aşırı yoksulluk ve yetersiz barınma koşulları altında.

Birleşmiş Milletler Kadın Birimi, Sığınmacılar ve Göçmenlerle Dayanışma Derneği işbirliğiyle, “Türkiye’de Geçici Koruma Altındaki Suriyeli Kadın ve Kız Çocukların İhtiyaç Analizi” araştırmasını yayınladı.

Araştırma mülteci kadın ve kız çocuklarının mevcut ihtiyaçlarını, hizmetlere erişimde yaşadıkları sıkıntıları ve geliştirilmesi gereken alanları belirleme amacıyla hazırlandı.

Veriler, Hatay, Adana, Antep, Urfa, İstanbul, Konya, İzmir olmak üzere yedi farklı şehirde toplamda bin 291 Suriyeli kadın ve kız çocuğu ile yapılan derinlemesine görüşmeden elde edildi.

İzlanda Hükümeti tarafından finanse edilen araştırmada Suriyeli kadınların karşılaştıkları en önemli sorunların barınma olanaklarına erişim, dil engeli ve istihdama katılım olduğu ortaya çıktı.

Araştırma, Türkiye’deki birçok Suriyeli kadın ve kız çocuğunun aşırı yoksulluk ve yetersiz barınma koşulları altında, hiç ya da çok az Türkçe bilgisi ve ev sahibi toplum üyeleriyle sınırlı etkileşim içerisinde oldukları için önemli ihtiyaçları olduğunu ortaya koydu.

Araştırmadan elde edilen verilere göre öne çıkan noktalar ve çözüm önerileri şöyle:

Dil engeli

“Türkçe bilmediğim için sorunlar yaşıyorum. Mesela ben doktora ‘bağırsaklar’ diyorum ama o ‘karın’ dediğimi sanıyor. O yüzden de bana yanlış ilaç veriyor. Bazen o ilaçları atıyoruz çünkü onlar yanlış ilaçlar. Dil bariyeri yüzünden iki taraf da birbiriyle iletişim kuramıyor” (H.)

* Dil engeli diğer hak ve hizmetlere erişimde en önemli sorun. Türkiye’deki Suriyeliler devlet desteği ile ücretsiz sağlanan Türkçe kurslarına kaydolma hakkına sahipler ancak Suriyeli kadınların yüzde 70’i hiç Türkçe bilmiyor.

Barınma sorunları

“Başlangıçta bir çadır alamadık. O yüzden akrabalarımızın çadırına yerleştik. Kadınlar ve çocuklar olarak bir çadırda 15 kişi kalıyorduk. Erkekler başka çadırda kalıyordu. Babam, üvey annem ve kardeşimle yaklaşık bir sene boyunca barınma merkezlerinde yaşadık. Koşullar berbat seviyedeydi ve kendisini sevmeme rağmen üvey annemle geçinemiyordum. Evlilik benim için bu durumdan bir kaçış yoluydu. Sonrasında eşimin ailesiyle yaşamaya başladım.” (F., 23 yaşında)

* Barınma koşulları en önemli sorunların başında. Görüşülen kadınların yüzde 36’sı yaşadıkları evleri kötü ya da çok kötü, yüzde 62’si yaşanılabilir (kabul edilebilir) ve yalnızca yüzde 2,2’si çok iyi durumda olarak niteledi.

“Kuzenlerim Adana’da çalışıyorlardı ve ben de gidip onlarla çalıştım. Beni dövüp acı çektirdiler, paramı aldılar ve onları şikayet ettiğimde hiçbir şey olmadı. Suriye’den eski komşum olan bir kadın beni arayıp İstanbul’a çağırdı. Şu anda yalnız yaşıyoruz.” (Z.)

* Kadınların yüzde 17’den fazlası hiç güneş ışığı ve hava almayan bodrum katları ya da gecekondularda yaşadıklarını belirtti. Barınma koşullarındaki sorunlara rağmen, Suriyeli kadınların yüzde 87’si evlerinde ve yüzde 73’ü mahallelerinde kendilerini güvende hissettiklerini ifade etti.

Eğitim

“Şimdi ben okuma talebinde bulunsam kim çalışacak, nasıl yaşayacağız? Şu anda 16 yaşımdayım ben 10 yaşında çocuklarla aynı sınıfa nasıl gideyim? Eve kim bakar? Mesleki eğitimle ilgili hiç bilgi sahibi değilim. Nerelerde verildiklerini bilmiyorum. Eğitim ve dil sorunlarım çözülseydi iş bulmak kolaylaşırdı.”

* Anketlere katılanların yüzde 62’si eğitimlerini yarıda bıraktıkları için ilkokul ya da düşük eğitim seviyesindeyken yüzde 19’u hiç okula gitmemiş, ve yüzde 21’i lise mezunu. Yalnızca yüzde 5’lik bir kısım yüksek eğitim görmüş.

* Çocuk katılımcılar arasında, 6 ile 14 yaş arasında okula gitme oranı yüzde 61’dir. Bu oran daha büyük yaşlarda düşüş gösteriyor (12 ile 14 yaş arası yüzde 52 ve 15 ile 17 yaş arası yüzde 20).

* Kız ve oğlan çocukların oranları arasında kız çocuklarının 12 ile 14 yaş arası daha yüksek oluşu gibi farklılıklar mevcut. 15 ile 17 yaşları arasında okula devam konusunda büyük bir düşüş var; kız çocukları için yüzde 37 ve oğlan çocukları için yüzde 27.

Çalışma hayatındaki sorunlar

“Kuzenlerim Adana’da çalışıyorlardı ve ben de gidip onlarla çalıştım. Beni dövüp acı çektirdiler, paramı aldılar ve onları şikayet ettiğimde hiçbir şey olmadı. Suriye’den eski komşum olan bir kadın beni arayıp İstanbul’a çağırdı. Şu anda yalnız yaşıyorum.” (H., 49 yaşında)

* Kadınların yalnızca yüzde 15’i gelir getiren işlerde çalışıyor. Görüşülen kadınlardan eşleri hayatını kaybedenlerin neredeyse yarısının, boşanmış kadınların yüzde 36’sının ve bekar/evlenmemiş kadınların yüzde 32’sinin aylık yaklaşık 700 TL altında bir gelir ile yaşadıkları ortaya çıktı.

* Suriyeli kadın ve kız çocukların günlük hayatlarında kötü davranışlar ve ayrımcılığa maruz kalmalarına rağmen yüzde 73’lük bir kısmı şiddet ya da taciz konularında nereden destek alabileceklerini bilmiyor.

* Kadınların yüzde 11’inin halihazırda çocuklarıyla alakalı sorunlar yaşamış olmalarına rağmen yüzde 74’ü çocuklarıyla alakalı durumlarda nereden destek alacaklarını bilmiyor.

Sağlık ve sosyal hizmetler

“Hizmette bir sorun yok ama bazı ilaçlar için para ödemek zorunda kalıyoruz sorun burada.” (C.)

* Suriyeli kadınlar çeşitli hizmetlerden haberdar değil: Yüzde 68’i ücretsiz hukuki danışmanlık, yüzde 59’u psikososyal destek ve yüzde 57’si çocuk bakım hizmetlerinin mevcudiyetini bilmiyor.

* Suriyeli kadınlar en çok sağlık hizmetlerine erişim konusunda memnuniyet ifade etti. Kadınların yüzde 86’sı yaşadıkları şehirlerde ücretsiz sağlık hizmetlerine erişebildiklerini ifade etti. Diğer yüzde 14’lük kısım ise ayrımcı tavır, önyargı ve dil ve/veya kültürel engellerle karşılaştıklarını belirtti.

Çocuk işçiliği ve çocuk yaşta evlilik

“Eşim hapse girdiği için iş aramaya başladım. Şu anda çalışıyorum ve eve para getiren benim. 13 yaşındaki kızım da çalışmaya başladı. İkimiz birlikte evin geçimini sağlıyoruz.”

* Çocuk işçiliği özellikle oğlan çocukları başta olmak üzere 6 – 11 ve 12 – 14 yaş grupları arasında yüzde 19’luk bir artışla eğitimin yarıda bırakılma sebeplerinden birisi.

* Kız çocuklarında 12 – 14 ve 15 – 17 yaş grupları arasında okul devamlığındaki düşüş (yüzde 37) çocuk işçiliğiyle daha az doğrudan ilişki içerisinde olduğunu gösterir. Kız çocuklarının çalışma oranında yalnızca yüzde 3’lük bir artış söz konusu bu da çocuk yaşta evlilik ve ev işleri yapma gibi faktörlerin kız çocuklarının eğitimlerini yarıda bırakmaları konusunda daha yaygın faktörler olduğuna işaret ediyor.

Öneriler

Araştırmada sorunlara dair öne çıkan öneriler şöyle:

* Suriyeli kadınların Türkçe dil kurslarına erişiminin desteklenmesi ve genişletilmeye devam edilmesi. Çocuk bakım hizmetleri sağlayarak ve uygun olduğunda, yalnızca kadın öğrencilerden oluşan sınıflar oluşturarak kadınların bu kurslara katılmasının sağlanması.

* Suriyeli kadınların güvenli barınma ihtiyaçlarına destek olmak için, Sosyal Uyum Yardım Programı (ESSN) ve diğer nakit yardım programlarının uzatılması gibi muhtemel tedbirlerle yeni yöntemlerin geliştirilmesi.

* Kısa dönem kira düzenlemeleri, kiracı hakları ve sorumlulukları üzerine bilgilendirme yapılması, yenilikçi sosyal konut projelerinin düşünülmesi (Suriyeli ve ev sahibi toplum üyeleri için) ve Suriyeliler’in konut sahibi olmalarının önündeki hukuki engellerin azaltılması.

* Suriyeli çocukların okula kaydedilmesi ve okulda kalmaları için Eğitim için Şartlı Nakit Transferi (CCTE) ve benzeri diğer programlar aracılığıyla yürütülen faaliyetlere devam edilmesi. Okumamakta olan genç kadınlara ulaşmak ve onları örgün eğitime, Türkçe dil kurslarına ve/veya mesleki eğitim kurslarına yeniden dahil etmek amacıyla müdahalelerde bulunulması.

* Türkçe ve Arapça dillerinde kadınlar tarafından kullanılan platformlarda, aile planlaması, ücretsiz hukuki destek ve yeni e-devlet çalışma izni prosedürleri de dâhil olmak üzere Suriyeli kadınların erişim sağlayabileceği hizmetler hakkında kamu bilgilendirme kampanyalarının genişletilmesi.

* Karma aktivitelerde bulunmak istemeyen ya da bulunamayan kadınları da destekleyebilmek adına yalnızca kadınlardan oluşan programların devam ettirilip bu kadınların toplumda daha faal, ev sahibi toplumla daha yakından ilişki sahibi ve daha dirençli olmalarına yardımcı olunması.

* Kadınların yalnızca geleneksel anlamda kadın mesleği olanlar (dikiş, aşçılık, kuaförlük, vb.) dışında düzenli istihdam edilebilecekleri alanlarda da mesleki eğitime erişimlerinin geliştirilmesi.

* Sosyal uyum ve birlikte yaşamayı kolaylaştırmak adına Suriyeli ve diğer sığınmacı toplum üyelerinin ev sahibi toplum üyeleriyle etkileşime girebilecekleri ortak alanlarının oluşturulması ve geliştirilmesi.

* Suriyeli kadın ve kız çocuklarına özgü ihtiyaçlara ilişkin cinsiyete göre ayrıştırılmış veri toplanması, programlamada cinsiyete duyarlı göstergeler kullanılması, kadın mültecilerle ilgili değerlendirme ve analizlerinin yaygınlaştırılıp müzakere edilmesi ve Bölgesel Mülteci ve ve Dayanıklılık Planı‘nın (3RP) Türkiye bölümleri, izleme ve değerlendirmeler kısmı dahil olmak üzere anket, görüşme ve planlamalara kadınların ve kadın örgütlerinin dahil edilerek analizlerin devam ettirilmesi.