Çocukların Sosyal Medyada Var Olmama Hakları

Fethiye Erbil
Facebook Twitter

Sosyal medya, internetin erişilebilirliği ve akıllı telefonların hepimizin evine girmesi ile en küçük yaştan ileri yaşlara herkesin vakit geçirdiği, haberleri takip ettiği, hayatı ile ilgili gelişmeleri paylaştığı, başka insanları ve hayatları takip ettiği bir mecra bugünlerde.

Türkiye, sosyal medya kullanımında dünyanın önde gelen ülkelerinden biri.

2018 Yılı Global Dijital Raporu’na göre Türkiye’de nüfusun yüzde 70’e yakını internet kullanıyor.

Toplam 51 milyon sosyal medya kullanıcısı var. Bu yoğun kullanımın hayatımızda değiştirdiği şeylerden biri de çocukların sosyal medyadaki varlıkları, yetişkinlerin, özellikle ebeveynlerin çocuklarının fotoğraflarını kendi sosyal medya hesaplarında paylaşması.

Üzgünken, mutluyken, okuldayken, uyurken…

Etrafınızdaki ebeveynlerin hesaplarına baktığınızda çocukları ile ilgili her şeyi paylaştıklarını göreceksiniz; doğum anları, çocukların duşta, yemek yerken, uyurken, oyun oynarken, kitap okurken, üzgünken, mutluyken, okulunda, hayatlarının her anının fotoğrafı, çocukların yüzü, kimliği, ismi, çoğu zaman yaşadığı yerin adresi ve gittiği okulun ismi açık olacak şekilde paylaşılıyor.

Ebeveynler çocukların fotoğraflarını neden ve ne zaman paylaşıyor? Yeni ebeveynler çocuklarının büyümesini arşivlemek, yakın çevrelerine bilgi vermek istiyor.

Çocuklarının büyümesi ve öğrenme anlarında duydukları heyecanı ve mutluluğu anlatmak, gittikleri etkinlikleri duyurmak, özel günleri kutlamak için bu paylaşımları yapıyorlar (Brosch, 2016).

Yetişkinler sosyal medyayı sadece çocukların fotoğraflarını paylaşmak için kullanmıyor elbette.

Yakın zamanda yapılan bir araştırmaya göre, yeni ebeveynler çocuk yetiştirme hakkında bilgi sahibi olmak, yaşadıkları sorunları paylaşmak, birbirlerine destek olmak için sosyal medyadaki çeşitli gruplara katılıyorlar.

Bazıları çocuklarının okulda yaşadığı bir öğrenme sorunu ile ilgili paylaşım yapıyor, öğreniyor ve rahatlıyor. Bazıları bir yöntem, örneğin “bebek liderliğinde beslenme” ile ilgili tecrübelerini paylaşıyor ve başka ebeveynler için ilham verici oluyor (Steinberg, 2017).

Peki ‘tuhaf’ olan ne var?

Çocukların her halleriyle ebeveynlerinin sosyal medya hesaplarında olmalarının sakıncaları neler? Sosyal medya herkesin gündelik hayatının ‘normal’ bir parçası ise çocukların orada görünmesinde ‘tuhaf’ olan ne var?

Öncelikle çocukların yetişkinlerin sosyal medya hesaplarında sürekli sergilenir durumda olmaları bir hak ihlali.

Bir yetişkinin kendi fotoğrafını, bilgilerini internette paylaştığında, bu paylaşımının kimler tarafından görülebileceğini bildiği ve sonuçlarını kabul ettiği var sayılır. Ancak bir çocuk fotoğrafının sosyal medyada paylaşılacağından habersizdir.

Bu görseli kimlerin görebileceğini, kendi bilgisayarına indirebileceğini, hayatı ile ilgili birçok özel bilgiyi görebileceğini bilmez ve kontrol edemez. Yani kendi hayatı ile ilgili bu bilginin ve kontrolün kararın çocuğun elinden alınması bir hak ihlalidir.

Bu meselenin çocuk hakları ihlali olmasının ötesinde çocuklar için getirdiği başka sakıncalar da var. Eğer paylaşım yaptığınız hesap korumalı bir hesap değilse, hesabınızı gören herhangi biri çocuğunuzun fotoğraflarını, özel bilgilerini öğrenebilir, başka ortamlarda paylaşabilir. Bu durum çocuğunuzun güvenliğini riske atıyor.

Paylaştığınız fotoğraflar çocuk pornosu sayfalarında yayınlanabilir. Paylaştığınız bilgileri takip ederek yabancılar çocuğunuza ulaşabilir.

Çocuklarla ilgili kaçırma ve cinsel istismar haberlerinin daha görünür olduğu bugünlerde çocuğunuzun bilgilerini ya da görüntülerini kötü amaçlar için kullanacak kişilerin eline veriyor olmak da istemezsiniz sanırım.

Çevrimiçi kimlikler ve çocuklar

Bir başka sorun ise bu paylaşımların çevrimiçi ortamlarda bir kez yüklendiğinde çocuğun tüm hayatı boyunca bu bilgilerin orada kalacak olduğu gerçeğidir.

Siz yüklediğiniz bir fotoğrafı, paylaştığınız bir fikri, daha sonra pişman olarak kaldırsanız da bir başkası bunu o sırada kaydetmiş ve paylaşmış olabilir.

Peki bu çocuklar büyüdüklerinde kendi hayatları ile ilgili bu kadar çok bilginin ve fotoğrafın paylaşılmış olmasından mutlu olacaklar mıdır? Muhtemelen hayır.

Bu paylaşımları yetişkinler olarak yaparken onların sosyal medyada silinemez, kaybedilemez bir dijital geçmişe sahip olmalarına, çevrimiçi bir kimliğe, kendi istekleri dışında, sahip olmalarına sebep oluyoruz (Steinberg, 2017).

Bu dijital iz, onların ilerideki hayatlarında olumsuz durumlar yaşamalarına sebep olabilir. Örneğin, lisedeki okul arkadaşları çocuğunuzun çıplak bebeklik fotoğraflarını görüntüleyebilir, size o an komik gelen yanlış kurduğu cümleler ile dalga geçebilir, boyu ve kilosu ile özgüvenini zedeleyebilir.

Bu durumun, yakın gelecekte çocuklar ile ebeveynleri arasında birçok anlaşmazlık doğuracağı ve bu paylaşımlardan dolayı ebeveyn ve çocukların yasal olarak karşı karşıya geleceği konunun uzmanlarının tahminleri arasında.

Bu yazıdan yetişkinler/ebeveynler olarak çıkaracağımız neler var?

  • Çocukların fotoğraflarını sosyal medyada paylaşmayın
  •  Çocukların isim, okul, ev adresi gibi bilgilerini açık bir şekilde paylaşmayın
  • Çocuklarınızın da dahil olduğu ailenizle ilgili güzel anlara dair paylaşım yapmak istiyorsanız, çocuklarınızın yüzünün görünmediği, bulanık, arka ya da yan profilden fotoğraflar paylaşın
  • Aile ve akrabalarınızla özel anları paylaşmayı amaçlıyorsanız öncelikle kapalı grupları tercih edin
  • Özel an paylaşımlarını sıklıkla yapıyorsanız hesabınızı korumalı hale getirin, sadece bildiğiniz, güvendiğiniz insanların paylaşımlarınızı gördüğünden emin olun
  • Açık bir hesapta paylaşım yaparken kendinize şunu sorun; “Yoldan geçen hiç tanımadığınız birine çıkarıp çocuğunuzun fotoğrafını gösterir misiniz? Onunla ilgili bilgiler verir misiniz?”
  • Hiçbir koşulda çocuklarınızın çıplak, duşta, iç çamaşırlarıyla, alt değiştirirken olan fotoğraflarını paylaşmayın
  • Sadece aileniz için anı kalmasını istediğiniz zamanlarda fotoğraf çekerken, konuşmaya başladığı yaştan itibaren, fotoğrafı çekerken çocuğunuzdan izin alın, çektiğiniz fotoğrafı ona gösterin
  • Ebeveynlik ile ilgili tecrübe alışverişi yapmak için sosyal medyadaki grupları, blogları takip ediyor ya da yazılar yazıyorsanız kendi isminizi ve çocuğunuzun ismini gizli tutun, değiştirin
  • Başkalarının çocuklarının fotoğraflarını hiçbir şekilde çekmeyin ve paylaşmayın

Yazıda yararlanılan kaynaklar: 

*Brosch, A. (2016). When the child is born into the Internet: Sharenting as a growing trend among parents on Facebook.

*Global Dijital Raporu (2018): https://wearesocial.com/blog/2018/01/global-digital-report-2018

*Steinberg, S. B. (2016). Sharenting: Children’s Privacy in the Age of Social Media. Emory LJ, 66, 839.