“Ne Zaman Özgür Olacağız?”

Yağmur Karagöz
Facebook Twitter

Çocuklar muhteşem sorular sorar: Deniz neden mavidir? Hayvanlar neden konuşamaz? Niye zıpladığımda havada kalamıyorum? Çoğu zaman nasıl cevap vereceğimizi, meraklarını nasıl gidereceğimizi bilemeyiz. Hatta bazen doğru yanıtları bile bilmeyiz ya da çoktan unutmuşuzdur. Bu yüzden çocukların sorduğu soruları cevaplamak hep güç olmuştur.

Çin’de başlayarak tüm dünyaya yayılan koronavirüs (Covid-19) salgınıyla birlikte, konfor alanımızın çok uzağında, ön göremediğimiz bir süreçten geçiyoruz. Bu süreçte çocukların sorularına cevap verebilmek de iyice zorlaştı. Bir yandan tutturduğumuz düzenimizin bozulmasını önlemeye çalışıp bir yandan da gelecek kaygısıyla boğuşurken, artık hepimiz bir çocuk merakında her gün dünyada olup bitenleri anlamaya çalışıyoruz.

“Nasıl bu hale geldik? İnsanlar neden yarasa yemiş? Ne zaman parka gidebileceğim? Ne zaman özgür olacağım? Evde ne yapacağım?”

Bu soruları ben değil, 7-8 yaşlarındaki çocuklar sordu ama cevapları ben de en az onlar kadar merak ediyorum. Koronavirüs günlerinde okullarından, arkadaşlarından, parklarından uzaklaşarak eve kapanmak zorunda kalan çocuklar yaşanan sürece dair en çok merak ettiklerini sordu. Alanında uzman bilim insanları, doktorlar, akademisyenler, yazarlar, oyuncular ve avukatlar da yanıtladı.

“Çocuklar Soruyor Büyükler Yanıtlıyor” yazılarının birincisinde video ile çocuklara Doç. Dr. Çağhan Kızıl, Doç. Dr. Burak Özçetin, yazar Burcu Aktaş, Asst. Prof. Emrah Altındiş ve Çocuk ve Gençlik Çalışmaları Uzmanı Ceren Suntekin cevap verdi.

İşte çocukların koronavirüs, salgın ve diğer her şey hakkında merak ettikleri. Yetişkinlerin bile doğru soruları soramadığı, bilgi kirliliği ve hurafelerle dolu bir ortamda, çocukların kendi ifadeleriyle sordukları soruların hepimizi bilimselliğe biraz daha yaklaştırması umuduyla.

“Virüs neden yarasadan geldi?”

7 yaşındaki Berra sordu, Sinirbilim ve Genetik Uzmanı Doç. Dr. Çağhan Kızıl yanıtladı: “Bugün Covid-19 hastalığına neden olan koronavirüs, çok eski zamanlardan beri dünyada var. İnsandan önce de dünyada olan ve genelde kuşlar ile memelileri enfekte eden koronavirüsler, yaşamak için bazı canlıların vücuduna girmek zorunda. Yarasa da bu canlılardan biri ancak bilim insanları hâlâ bu virüsün yarasa kaynaklı olup olmadığını bilmiyor. Yarasalarda bu virüse benzer bir virüs var ama aynısı değil, benzeri…”

Eski özgür günlerimize ne zaman kavuşacağız?”

2. sınıf öğrencisi Metehan sordu, Bilgi Üniversitesi’nden Doç. Dr. Burak Özçetin yanıtladı: “Sokaklarda olamamamız, dışarıya çıkamamamız, parklara gidemiyor olmamız özgür olmadığımız anlamına gelmiyor. Madem evlerimizdeyiz, o zaman içerideki vaktimizi olabildiğince özgür, yaratıcı, eğlenceli geçirmenin yollarını bulmak için harcamamız çok daha önemli. Belki de bu süreci ailemizle, kitaplarımıza, derslerimizle, izlemek istediğimiz filmlerle, çizgi filmlerle kendimizi ve iç dünyamızı zenginleştirmek, yeni maceralara atılmak için bir fırsata dönüştürebiliriz…”

“Evde nasıl zaman geçiririz?”

2. sınıf öğrencisi Aslan Çınar Akçiçek sordu, yazar Burcu Aktaş yanıtladı: “Yedi gün boyunca evde olanları gözlemleyip, notlar alıp haftalık bir gazete çıkarabilirsiniz. Aklınıza gelebilecek her şey bir haber ya da bir hikâye olabilir. Bazı haberleri sadece yazıyla, bazılarını da hem resim hem yazıyla anlatabilirsiniz. Bunun yanı sıra ufkunuzu genişletecek kitaplar okuyabilirsiniz. Pınar Öğünç’ün can sıkıntısı hakkında ilham verici hikâye kitabı Cotturuk Defterleri’ni ve farklılıklar üzerine yazılmış en yaratıcı metinlerden biri olan İtalyan yazar Marco Viale’den Mavi Kurtlar Kenti’ni öneririm…”

Bilim insanları neden evlerinde çalışmıyor?”

2. sınıf öğrencisi Deniz Elhan sordu, Boston College University Biyoloji Bölümü’nden Asst. Prof. Emrah Altındiş yanıtladı: “Bilim insanları olarak çok özel araçlara ihtiyaçlarımız oluyor ve bunları laboratuvarlarda tutuyoruz, evlerimize getiremiyoruz. Türkiye’dekiler de dahil, koronavirüs üzerinde çalışan bilim insanları bu laboratuvarlarda ilaç ve aşı, geliştirmek için gece gündüz çalışıyor. Bilimi düşünürken ülke sınırları ile düşünmemek gerek. Tüm dünyada bilim insanları şu an her yeni bulguyu birbirleriyle paylaşıyor. Bilimde dil, din, sınır, ırk, milliyet yoktur, sadece doğrular ve bunların uluslararası olarak paylaşılması vardır…”

“Neden bu haldeyiz?”

2. Sınıf öğrencisi Alya Hacıoğlu sordu, Çocuk ve Gençlik Çalışmaları Uzmanı Ceren Suntekin yanıtladı: “Şu an bu halde olmamızın nedeni biziz aslında. Çünkü biz insanlar doğayı maalesef çok kötü bir hale getirdik. Bu virüs bir anda ortaya çıkmadı, insanlar olarak canlıların doğal yaşam alanlarını istila ettiğimiz, onlara zarar verdiğimiz için bu virüsle karşı karşıya kaldık. Bundan sonra yapmamız gereken doğaya, iklime, doğal hayata saygı duymak olmalı…”

(YK)